... dereceden - Türkisch Englisch Wörterbuch

... dereceden

Bedeutungen von dem Begriff "... dereceden" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Law
... dereceden removed adj.

Bedeutungen, die der Begriff "... dereceden" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ikinci dereceden denklem equation of the second degree n.
ikinci dereceden olan tali şeyler nonessentials n.
birinci dereceden yakınlar immediate family n.
birinci dereceden akrabalar immediate family n.
ikinci dereceden denklem quadratic equation n.
aynı dereceden kimse fellow n.
ikinci dereceden şey adjunct n.
birinci dereceden akrabalık first degree of kinship n.
birinci dereceden akraba first degree relative n.
üçüncü dereceden akraba third-degree relative n.
ikinci dereceden akrabalar second-degree relatives n.
birinci dereceden kimse tiptopper n.
(izcilik) ikinci dereceden yavrukurt wolf n.
birinci dereceden kuzen full cousin n.
birinci dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak be charged with criminal possession of a controlled substance in the first degree v.
üçüncü dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak be charged with criminal possession of a controlled substance in the third degree v.
ikinci dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak be charged with criminal possession of a controlled substance in the second degree v.
ikinci dereceden alakalı olmak hang v.
birinci dereceden first rank adj.
ikinci dereceden quadratic adj.
ikinci dereceden quadratic adj.
yaklaşık dereceden fazla olan odd adj.
belirli dereceden fazla olan odd adj.
(akraba) birinci dereceden immediate adj.
gerekli dereceden az olacak şekilde under adv.
Phrasals
(birinin) rütbesini (bir dereceden) düşürmek demote (one) from (something) v.
Idioms
birinci dereceden kuzen first cousin n.
ikinci dereceden kuzen second cousin n.
Trade/Economic
birinci dereceden ipotek first priority mortgage n.
birinci dereceden homojen homogeneous of degree one n.
birinci dereceden ipotek underlying mortgage n.
ikinci dereceden ipotekli alacaklı subsequent mortgagee n.
birinci dereceden ipotekli tahvil first mortgage bond n.
ikinci dereceden ipotekli tahvil second mortgage bond n.
birinci dereceden ipotekli tahvil first lien bond n.
ikinci dereceden teminatlı kredi subordinate debt n.
ikinci dereceden teminatlı krediler subordinated loans n.
ikinci dereceden teminatlı olmayan borç senetleri unsubordinated debentures n.
birinci dereceden ipotek senior mortgage n.
ikinci dereceden ipotek teminatlı kredi second-lien mortgage loan n.
birinci dereceden ipotek first ranking mortgage n.
tahvil/hisse senedi ihracından birinci dereceden sorumlu kurum bookrunner n.
Law
birinci dereceden adam öldürme first degree homicide n.
birinci dereceden akraba immediate family n.
birinci dereceden akraba first-degree kinship n.
birinci dereceden akrabalık first degree relatives n.
birinci dereceden akrabalık immediate family n.
birinci dereceden akrabalık first-degree kinship n.
birinci dereceden akraba first degree relatives n.
ikinci dereceden varis collateral heir n.
birinci dereceden akrabalar first degree relatives n.
ikinci dereceden ceza secondary punishment n.
birinci dereceden delil best evidence n.
ikinci dereceden cinayet murder in the second degree n.
ikinci dereceden cinayet manslaughter in the second degree n.
birinci dereceden adam öldürme manslaughter in the first degree n.
birinci dereceden cinayet manslaughter in the first degree n.
ikinci dereceden adam öldürme manslaughter in the second degree n.
birinci dereceden ipotekli alacaklı first mortgagee n.
birinci dereceden ipotekli first mortgagee n.
mirasın ikinci dereceden mirasçılara intikali mediate descent n.
birinci dereceden ipotek alacaklısı first mortgagee n.
birinci dereceden akraba first degree relative n.
ikinci dereceden mirasçılar heirs of second degree n.
üçüncü dereceden mirasçılar heirs of third degree n.
birinci dereceden mirasçılar heirs of first degree n.
ikinci dereceden bir ipotek ile sağlanmış olan alacaklı second mortgagee n.
ikinci dereceden akrabalar collateral relatives n.
çocuğun birinci dereceden vasi/velisi primary physical custodian n.
birinci dereceden cinayet first-degree murder n.
ikinci dereceden (suç) second-degree [us] adj.
Politics
alt dereceden prens tetrarch n.
(bazı italyan kasabalarında) ikinci dereceden hakim podesta n.
Technical
en yüksek dereceden düşüş bathos n.
üçüncü dereceden eşitlik cubic equation n.
ikinci dereceden eşitliklerle ilgilenen quadratics n.
birinci dereceden denklem simple equation n.
üçüncü dereceden denklem equation, cubic n.
90 dereceden küçük açı acute angle n.
dördüncü dereceden eşitlik biquadratic equation n.
birinci dereceden denklemlerle ifade edilemeyen sistem nonlinear system n.
doksan dereceden farklı bir açıda buluşan iki yüzey bevel n.
dördüncü dereceden quartic adj.
Computer
n dereceden kök nth root n.
Informatics
ikinci dereceden eğri quadric curve n.
ikinci dereceden terim second-order term n.
Telecom
üçüncü dereceden kesişim noktası third-order intercept point n.
üçüncü dereceden kesişim third order intercept n.
Aeronautic
doksan dereceden yaklaşma ninety degree approach n.
Marine
rotayı 90 dereceden daha az değiştirme oblique n.
Psychology
birinci dereceden semptomlar first rank symptoms n.
ikinci dereceden sibernetik second-order cybernetics n.
Optics
ikinci dereceden hareketler subsidiary actions n.
Food Engineering
birinci dereceden aşama first order stage n.
birinci dereceden first order n.
birinci dereceden aşama first-order stage n.
Math
üçüncü dereceden denklem cubic equation n.
dördüncü dereceden denklem quartic equation n.
üçüncü dereceden denklem equation of the third degree n.
dördüncü dereceden denklem biquadratic equation n.
birinci dereceden denklem an equation of the first degree n.
birinci dereceden denklem lateral equation n.
dördüncü dereceden kök fourth root n.
ikinci dereceden denklemler quadratic equations n.
birinci dereceden türev first order derivative n.
ikinci dereceden türev second order derivative n.
ikinci dereceden denklem second-degree equation n.
birinci dereceden denklemler first-order equations n.
ikinci dereceden denklem second degree equation n.
ikinci dereceden denklem second-order equation n.
birinci dereceden denklemler linear equations n.
ikinci dereceden denklemler second degree equations n.
birinci dereceden denklemler first-degree equations n.
ikinci dereceden denklem quadratic equation n.
birinci dereceden denklem first-order equation n.
birinci dereceden denklem first-degree equation n.
birinci dereceden denklem first degree equation n.
ikinci dereceden denklemler second-degree equations n.
ikinci dereceden denklemler second-order equations n.
birinci dereceden denklem linear equation n.
birinci dereceden denklemler first degree equations n.
yüksek dereceden denklemler higher degree equations n.
ikinci dereceden formül quadratic formula n.
İkinci dereceden denklem formülü quadratic formula n.
ikinci dereceden fonksiyon quadratic function n.
ikinci dereceden dizi quadratic sequence n.
ikinci dereceden polinom quadratic polynomial n.
ikinci dereceden denklem quadratic n.
dördüncü dereceden polinom biquadratic polynomial n.
dördüncü dereceden polinom quartic polynomial n.
ikinci dereceden eğri quadric surface n.
ikinci dereceden ifade quadratic n.
dördüncü dereceden polinom biquadratic polynomial n.
dördüncü dereceden kök biquadratic root of a number n.
dördüncü dereceden denklem biquadratic n.
maria agnesi tarafından tanımlanan üçüncü dereceden mutlak bir eğri witch n.
beşinci dereceden sayı quintic n.
sonsuzlukta iki dairesel noktadan geçtiği varsayılan üçüncü dereceden eğriler circular cubics n.
ikinci dereceden fonksiyon parabolic n.
yedinci dereceden matematiksel obje (fonksiyon, eğri) septic n.
üçüncü dereceden denklem cubic n.
dördüncü dereceden cebirsel denklem fourth power n.
dördüncü dereceden quartic adj.
beşinci dereceden (denklem) quintic adj.
dördüncü dereceden biquadrate adj.
sekizinci dereceden octic adj.
birinci dereceden (denklem) simple adj.
Geometry
çokgenin 180 dereceden büyük olan bir iç açısı reentering angle n.
çokgenin 180 dereceden büyük olan bir iç açısı ile ilgili re-entrant n.
çokgenin 180 dereceden büyük olan bir iç açısı re-entrant n.